İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Başlarken – 41. Sayı İsmailağa Dergisi - 41. Sayı - Başlarken Full view

İsmailağa Dergisi - 41. Sayı - Başlarken

Başlarken – 41. Sayı

Aziz Mü’minler!

“Tövbe” kelimesi, Kur’an-ı Kerim’de bizzat ve dolaylı olarak yetmişten fazla yerde zikredilmektir. Tövbe, kelime olarak “dönmek, yönelmek” anlamlarına gelir. Bu ifade, Cenab-ı Hak için kullanıldığı zaman onun bir ism-i şerifi olur ki, “Tevvab” yani tövbeleri çokça kabul eden anlamını içerir. Kulun sıfatlarından biri de “Tâib”, tövbe edendir.

Tövbe, kul son nefesini verinceye kadar kesintisiz devam eden bir sığınma limanıdır. Bu da Cenab-ı Hakk’ın bağışlayıcılığının her an devrede olduğu gerçeğini ifade eder.

Bu hayat sırrını işaret için Hazret-i Rasul Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) Müslim’deki bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur: “Şayet hiç günah işlemeseydiniz, Allah sizi yok eder ve yerinize günah işleyip O’ndan af dileyen bir başka topluluk getirirdi.[1]

Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz, “Ben günde yetmiş kere tövbe ederim.[2] derken bu gerçeğe dikkatimizi çekmektedir.

Tövbe, sadece belirli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, sürekli olarak sığınma ve yaratıcı ile beraberlik şuurunu yaşamanın yollarından biridir. Aslına bakıldığında tövbe, başlı başına bir ibadet şeklidir.

Tövbenin silemeyeceği hiçbir günah yoktur. En ağır günah sayılan şirk yani Allah’a ortak koşmak bile imana girildiği anda bütün sonuçları ile ortadan kalkar. Cenab-ı Hakk prensibi şöyle koymuştur: “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Şüpheniz olmasın ki, Allah, bütün günahları bağışlar.[3] Bir diğer ayet-i kerimede de, Allah’ın affından ümit kesenler, sapık olarak vasıflandırılmaktadır.[4]

Kur’an-ı Kerim’in tövbe konusunda koyduğu en önemli prensiplerden birisi de şudur: Kur’an-ı Kerim, en son Peygamber de dâhil, hiç kimsenin bir başkası adına tövbe etmesine imkân vermez. Hiç kimse bir başkasının günahını yüklenemez ve de bir başkasının günahından sorumlu tutulamaz.[5] Böyle olunca da hiç kimse bir başkası adına tövbe edemez. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize bile böyle bir hak tanınmamıştır.[6]

Selam ve dua ile…

İSMAİLAĞA

 

[1] Müslim, Tevbe, 9

[2] Buhârî, Daavât, 3

[3] Zümer Sûresi, 53

[4] Hicr Sûresi, 56

[5] Fatır Sûresi, 18

[6] Âl-i İmran Sûresi, 128

Related Articles