İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Belâlardan Emîn Olmanın Temînâtı: Tövbe-İstiğfâr Belalardan Emin Olmanın Teminatı: Tövbe-İstiğfar Full view

Belalardan Emin Olmanın Teminatı: Tövbe-İstiğfar

Belâlardan Emîn Olmanın Temînâtı: Tövbe-İstiğfâr

Müslümanın hayatında günah ve haramlar kirletici olma vasfı olan ve uzak durulması gereken şeylerdir. Cenâb-ı Hak insanoğlunu hata ve unutmadan mürekkep yaratmıştır. Bu sebeple ilk insan ve peygamber olan Hz. Âdem Cennet’e konulmuş ve bir ağaca yaklaşmama ile emr olunmuştur. Men olunduğu şeye karşı haris olarak yaratılmış olan insanoğlunun babası Âdem (aleyhisselam) da hikmet-i ilâhiye gereği Şeytan’ın vesvesesine kulak vererek o ağaçtan yemiş ve nihayetinde Cennet’ten yeryüzüne indirilmiştir.[1] Bu hadise bize hata etmenin insan açısından son derece muhtemel bir şey olduğunu açıkça göstermektedir.

Kirletici olma özelliği olan günahlar insanın ruh dünyasını ne kadar bulaştırsa da her şeye bir deva indirmiş olan[2] Cenâb-ı Hak bu kire karşı da tövbe-istiğfar ilacını göstermiştir. Bu sebeple Kur’an-ı Hâkim bizi birçok âyette Allah’a dönmeye ve tövbe-istiğfara davet etmektedir. Nitekim Âdem (aleyhisselam) da mezkur zelleyi işlediğinde Havva validemizle ellerini Rablerine açarak “Ey Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.[3] diye niyazda bulununca Cenab-ı Hak onların bu tövbesini kabul buyurmuştur. Ayrıca bir başka örnek olarak Yunus (aleyhisselam) da bir anlık kızgınlıkla kavmini terk edip gittiğinde kendisini yutan balığın karnında şöyle duada bulunmuştur: Senden başka hiçbir tanrı yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum![4] Cenab-ı Hak bu niyazın akabinde Yunus (aleyhisselam)’ın duasına mukabelesini şu şekilde hikaye buyurmaktadır: “Bunun üzerine onun duasını kabul ettik ve onu kederden kurtardık. İşte biz müminleri böyle kurtarırız.[5]

 

[1] A‘raf, 19-25

[2] Taberânî, el-Mu‘cemu’l-Evsat, No: 1564; İbn Hibbân, Sahih, No: 6061; İbn Ebî Şeybe, Musannef, XII/25, No: 23884

[3] A‘râf, 23

[4] Enbiya, 87

[5] Enbiya, 88