İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Meleklerin İcâzeti Meleklerin İcazeti Full view

Meleklerin İcazeti

Meleklerin İcâzeti

Çok kıymetli ihvanımız Efendi Hazretlerimizi (kuddise sirruhu) anlatmaya devam ediyor.

Zeytinburnu’nda bir hocanın, kardeşinin düğün merasiminde Efendi Hazretlerimiz (kuddise sirruhu) ile beraberdik. Sohbet sonrası ikramlar yapılırken memur olan bir kardeş Efendi Hazretlerimizden (kuddise sirruhu) izin isteyip dedi ki: “Ben bir dairede memurum. Kurum amiri, mesai saatlerinde namaza müsaade etmiyor. Haftada bir gün bile Cumaya izin vermiyor. Ben ne yapayım?” Efendi Hazretlerimiz de: “Bunlar bizi üzüyor. Milletin ununu, bulgurunu yiyen farelere tuzak kuruyorlar. Hâlbuki asıl tuzakları bunlar gibi milletin dinini, imanını kemiren iki ayaklı farelere kurmak gerekir.” buyurarak o genci sekinete teşvik etti. O genci, “İbadetlerini yapmaya izin verecek başka bir yer ara, buluncaya kadar da orada çalış.” diyerek teselli etti.

Bir ihvanımızın askerde şehit olan oğlunun cenazesine başsağlığı için gelen Efendi Hazretlerimiz (kuddise sirruhu) uzun uzadıya sohbet edip aile teselli ettikten sonra, “Sabredilen her bir bela, büyük bir nimettir. Onun için belalardan sonra hamd ve senalar edelim. Şükrü ifa edilmeyen her bir nimet de, en büyük bir beladır.” ifadeleri ile belaya karşı sabrı; nimete karşı da şükrü tavsiyede bulundu. Bunların iyi anlaşılıp iyi yaşanması içinde mutlaka ilmin olmasının lazım geldiğini anlattı ve devamla buyurdu ki: “Bir kul yaşlı da olsa genç de olsa ilim öğrenmeye başlamalıdır. Âlim olmadan ölse bile melekler ona mezarda icazet vereceklerdir. Mahşer yerine âlim olarak getirilecektir. Zira Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’i de melekler âlim yapmışlardır.” Böylece her derdin ilacının, ilim, sabır ve şükür olduğunu ifade etmiş; oradaki insanları teselli ederek ilme ve sabra teşvik etmiş oldu. Cenaze sahiplerine de baş sağlığı dileyip oradan ayrıldı.

Efendi Hazretlerimiz (kuddise sirruhu) Yavuz Selim sohbetinde tarikat dersinin önem ve ehemmiyetinden iştiyakla bahsetti. Tarikat dersi aldığı halde dersini yapmayanları ikaz edip derslerini yapmaya teşvik etti ve buyurdu ki: “Öyle kardeşlerimiz var ki, vakti pek olmadığı halde günlük dersini yaptığı gibi, alışkanlık haline getirmiş bir günde iki ders yapıyor. Ben bunların derslerini altı ayda değiştiriyorum. Zira böyle adamlara ikram etmek lazım. Tarikat derslerini hiç yapmayanlar da derslerini yaparak kendi kendilerine ikram etmiş olsunlar.” Bu sözleriyle gayretli ihvanları takdir ettiği gibi gevşek olanları da ikaz ederek onları kendi kendilerine ikrama teşvik etmiş oldu.