İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Nuzül Makâmı – 9. Mektûb Mektûbât'dan Nuzül Damlaları - 9. Mektûb Full view

Mektûbât'dan Nuzül Damlaları - 9. Mektûb

Nuzül Makâmı – 9. Mektûb

Bu mektup;

ü Nüzûl (menevi terakkiyat yaptıktan sonra geri dönüş) makamına münasip hallerden bahseder.

Şeyhi Muhammed Bâkibillâh’a yazmıştır.

Geri kalmış, yüzü kara, çirkin huylu, hali-vaktiyle aldanmış, vuslata ve kemâle ermeye meftun, Mevlasının emirlerini dinlemeyen,[1] azimeti ve güzel olanı terk etmek için uğraşan, halkın gözünü boyayan, Hakk Teâlâ’nın nazargahında tahribat yapan, sadece zahirini süslemeyi dert edinmiş, batını ise masivaya meyletmiş, sözü özüne yabancı, hayatını hayali üzere kuran kişinin arzuhâli…

Oysa bu uyku ve hayal sahibinden ne olur ki! Bu söz ve hallerin sahibinden ne çıkması beklenebilir ki! Günlük kazancı geri kalmak ve hüsrana uğramak, elinde kalan sermayesi ise ahmaklık ve şaşkınlık… Kendisi şer ve fesat membaı zulmün kaynağı, Kulların Rabbine isyanın menşei… Kısacası o cisme bürünmüş günah yığını, kusur ambarı… İşlediği hayırlar lanet edilesi ve kovulmaya layık, iyilikleri, bir işe yaramaz silinip atılmaya müstahak… “Nice Kur’ân okuyan kişi var, Kur’ân ona lanet eder!”[2] sözü, hakkında adil şahit… “Nice oruç tutanlar var ki, oruçlarından geriye kalan sadece açlık ve susuzluktur!”[3] sözü ise durumunu en güzel şekilde ortaya koyan ifade!..

Hali, mertebesi ve kemali bu olan kimseye yazıklar olsun! Bu kimsenin istiğfarı, diğer günahlardan farksız bir günah, belki de daha büyük bir günahtır. Tövbesi, tövbe ettiği şeyler (masiyet) gibi tövbeye muhtaç, hatta  daha da kötü. “Kötü olan kişinin yaptığı her şey kötüdür” ifadesini, “Diken eken, üzüm devşiremez” deyimi doğrulamaktadır. Bu kimsenin hastalığı, hamurunda var, tedavi edilemez. Mikrobu köklerindedir, ilaç kâr etmez, tıpkı karaktersiz kişi gibidir.[4] “Özde olan şey, asla giderilemez”…

 

[1] Verdiğimiz bu mana Farsça aslına uygun olandır. Zira Farsça’sında bulunan “Vuslata ve kemale ermeye meftun” manasında olan bir ibareyi Muarrib rahimehullah tercüme etmemiş ve kemal kelimesini bir sonraki cümleye izafe ederek Mevlasına muhalefette kemal sahibi manasını vermiştir.

[2] İmam Gazali, bu hadisi (Allah kendisinden razı olsun) Enes b. Malik’in sözü olarak İhyau-ulumiddin isimli eserinde zikretmiştir. Bu eserin hadislerini tahriç edenler bu sözle ilgili yorum yapmamışlar, aksine sükût etmişlerdir.

[3] İbn Mâce, 1690; Ahmet b. Hanbel, Müsned: 9683. İbn Hacer, Nesai ve ibn Maceden yaptığı rivayette “Nice oruç tutan vardır, orucundan ona sadece açlık vardır.” diye zikreder. Darimi’nin rivayeti ise şöyledir “Nice oruç tutan vardırki orucundan ona ancak susuzluk kalır”

[4] “Tıpkı karaktersiz kişi gibidir” ibaresi, Arapça nüshasında var lakin Farsça aslında mevcut değildir.