İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Savaştan Geri Kalan Üç Sahabî ve Tövbeleri Savaştan Geri Kalan 3 Sahabi ve Tövbeleri Full view

Savaştan Geri Kalan 3 Sahabi ve Tövbeleri

Savaştan Geri Kalan Üç Sahabî ve Tövbeleri

Verdiği sayısız nimetlere karşılık Allah-u Teâlâ’ya sonsuz hamd ve senalar olsun. O, bir hata karşılığında kullarını hemen cezalandırmayan bir Halîm, pişman olup tövbe edenlerin tövbelerini de kabul eden bir Tevvâb’dır. Ve yine ona çokça hamdler olsun ki, ümmetin evvelinden ahirine kadar inananların elinde kendisinin hucciyyetiyle bütün dünyaya meydan okudukları Kur’an-ı Kerim’i indirmiştir. Onu en güzel şekilde açıklayan, yaşayan ve yaşanması için en güzel mücadeleyi veren müminlerin hayat timsali olan Nebisine de sonsuz salat ve selamlar olsun.

Sizler günah işlemeyen bir topluluk olsa idiniz sizi helak edip günah işleyipte tövbe eden toplulukları yaratırdım.[1] Hadis-i kutside böyle buyuran Rabbimiz, hataya, günaha düşenler için “Ey İman edenler Allaha Nasuhi/samimi bir tövbe ile tövbe ediniz.[2] ayetiyle affedilebileceğini vaad etmiştir.

Allah’ın kendilerinden razı, kendilerinin de Allah’tan razı olduğu haberi verilen her biri gökteki yıldızlar gibi olan sahabe-i kiram efendilerimiz de zaman zaman yanlışa düştüğü ama hemen akabinde Rablerine tövbe ettikleri vaki olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de Tövbe suresinin 118. ayetinde sahabeden üç zatın (Ka’b bin Malik, Hilal bin Ümeyye ve Rabi bin Mürare) Tebük seferinden geri kaldıkları, af talep ettikleri ve sonrasında affolundukları şöyle zikredilmektedir:

Yeryüzü olanca genişliğine rağmen kendilerine daralıncaya, kalpleri kendilerine dar gelinceye  ve onlar Allah (ın gazabın)dan yine ancak onun affına sığınmaktan başka bir çare bulunmadığını yakinen anlayıncaya kadar (haklarındaki karar kesinleştirilmeyip) geri bırakılan o üç kişinin de (tevbesini kabul etti). Sonra tövbe etmeleri için onları tövbeye muvaffak etti. Şüphesiz ki Allah (günde yüz kere günaha dönse tövbekârların tövbelerini kabul eden) Tevvâb da (türlü türlü azapları hak etmişlerken envai çeşit nimetleri ihsan ederek sonsuz rahmetini açıklayan) Rahîm de ancak odur.[3]

[1] (Müslim, Tevbe, 9)

[2] (Tahrim suresi ayet 8)

[3] Tevbe suresi ayet 118