İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Hikmet Damlaları – Aralık 2019 Hikmet Damlaları Mahmud Efendi Hazretleri Aralık 2019 Full view

Hikmet Damlaları Mahmud Efendi Hazretleri Aralık 2019

Hikmet Damlaları – Aralık 2019

“Ey iman edenler! Kendi (din kardeş) lerinizden başkasını (dost ve) sırdaş edinmeyin. (Çünkü) onlar size fesat (kötülük yapmak)da hiç kusur etmezler. Sizin meşakkatinizi (size sıkıntı verecek şeyleri) arzu ederler.

Şüphesiz onların buğuz (kin ve düşmanlık)ları ağızlarından (çıkan sözlerinden) belli olmuştur. İçlerinde gizlemekte oldukları (kinleri) ise daha büyüktür. Muhakkak biz, size ayetlerimizi apaçık beyan ettik, eğer anlıyorsanız (düşmanlarınızla dostluk etmekten vazgeçin.)”[1]

Evet, dersimizin ayet-i kerimesinde Mevla Teâlâ iman eden kullarına nida ederek buyurmuş oluyor ki: Ey iman eden kullar! Düşmanlarımdan ne zaman elinizi çekeceksiniz? Aleyhinize konuşurlar; size tükürürler; mukaddesatınızı çiğnerler; yine onları seversiniz.

İmam Masum (kuddise sirruhu) kendi Mektubât’ından bir mektubunda buyuruyor ki: “Bir müridin yanında şeyhi hakkında kötü konuşulur; mürid de şeyhini savunmaz, ses çıkarmadan onları dinlerse köpekten daha aşağı duruma düşer. Zira köpek, sahibi onu bıraksa dahi, sahibini düşmandan muhafaza eder.

Peki, şeyhi düşmanına karşı müdafaa edilmediğinde insan bu kadar aşağı oluyorsa ya Mevla Teâlâ ve onun dinine yapılan taarruzlara karşı çıkmayan; dini müdafaa etmeyen Müslümanların hali nice olur? Bir takım Müslümanlar, ashab-ı kirama, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in zevcelerine hatta Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’e sövme cüretinde bulunan Şiileri kendilerine dost ediniyorlar. Bu nasıl şeydir?

Avrupa’ya master yapacağız diye gidiyorlar, mason olup geliyorlar. Böyle büyük bir tehlikeye düşmemeleri için, “Bu sebepten Avrupa’ya gitmeyin!” dediğimizde bizlere, “Siz bilmiyorsunuz, biz onlarla dışımızdan işbirliği yapıyoruz, kalbimizle değil. Yüksek mevkilere getirilmemiz için böyle yapmak zorundayız.” diyorlar.

Yahu size Kur’an-ı Kerim’in verdiği mevki, Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in ve Kur’an-ı Kerim’in halifesi olmak yetmiyor mu? En yüksek makam budur. Bizleri kâfirler hezimete uğratmamıştır; bilakis içimizde bulunan Avrupa yanlısı Müslümanlar yıkmıştır.

Allah-u Teâlâ bir adamın kalbine mühür basarsa o, ortalığı ifsat eder. Ahmed, Mahmud ona ne yapabilir? İşte bizim din-i Mübin-i İslam’a gerektiği gibi sahip çıkmayıp, Avrupa yanlılarına göstermiş olduğumuz müsamahalardan sebeptir ki, Taksim meydanında rahatlıkla, “Şeriat kahrolsun!” diye bağırabildiler. Hazreti Ebu Bekr-i Sıddık (radıyallahu anh) Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem)’in en yakın dostu nasıl olabildi? Din-i Mübin-i İslam’a sahip çıkıp hiçbir zaman müsamahakâr davranmadığından. Kendisi şöyle buyurdu:

«أَيَنْقُصُ مِنْ دِينِنَا شَيْءٌ وَنَحْنُ حَيٌّ»

Biz hayatta iken, dinimizden bir şey noksan olur mu?[2]

 

 

[1] Ali İmran Sûresi, 118

[2] Farklı lafızla: Mecdüddîn Ebu’s-Saadet İbnü’l-Esîr, Câmiu’l-Usûl fî Ehâdîsi’r-Rasûl, 8/605, No: 6426.