İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
  • Ana Sayfa  /
  • 2020   / 2020 Ocak   /
  • Efendi Hazretlermizin Kâfirlere Benzememe Husûsundaki Hassâsiyetleri
Efendi Hazretlermizin Kâfirlere Benzememe Husûsundaki Hassâsiyetleri Efendi Hazretlerimizin Kafirlere Benzememe Husundaki Hassasiyetleri Full view

Efendi Hazretlerimizin Kafirlere Benzememe Husundaki Hassasiyetleri

Efendi Hazretlermizin Kâfirlere Benzememe Husûsundaki Hassâsiyetleri

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla… Bizi yoktan var edip, hidayet yollarını önümüze seren yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Onun sevgili habibi Muhammed Mustafa’ya mahlûkatın nefesleri adedince salat ve selam olsun.

Müslümanın, her halinde Müslüman gibi olması, Müslüman gibi davranması, Müslüman olmayanlarla aynı ortak paydalarda buluşmaması İslam’ın önemli konularından biridir. Allah (celle celalühü) kafirleri sevmediği gibi, üzerinde kafir alametleri bulunanları, kafirlerin halleri ve tavırları üzere hayatlarını yaşayanları da sevmemektedir. Bu hususta kadim kitabımızda bulunan şu ayet-i kerime defalarca okunmalıdır: “O (şirk koşarak) zulüm işlemiş olan kimselere(, onlar gibi giyinip kuşanmak ve kendilerine değer vermek gibi basit gördüğünüz şeylerle de olsa) en ufak bir meyil dahi göstermeyin, sonra (onları yakacak olan) o ateş size de dokunur. Sizin için Allâh’tan başka yardımcılar da yoktur (ki sizi O’nun azâbından koruyabilsin)! Sonra (kâfirlere meyledenlere azap edeceğini açıklayan O Allâh tarafından da) yardım olunmazsınız![1] Kâfirlere karşı azıcık meyil göstermeleri bile yasaklanan Müslümanlar, kâfirlerden ayırt edilemeyecek hale gelmelerinin İslamlarına vereceği zararı iyice düşünmelidirler. Allah (celle celalühü), bir Müslümanla bir kâfirin arasının asla iyi olmayacağını, aralarının bulunmasının tek yolunun, Müslümanların dinlerini terk edip kâfirlerin dinlerine uymaları olduğunu şu ayet-i kerimeyle ifade buyurmuştur: “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur.[2]

Mü’minleri dost edinen Allah (celle celalühü), dostları olan Mü’minlerin, düşmanları olan kâfirlerden tam manasıyla ayrılmalarını emretmiştir. Bu hususta şu ayet-i kerimelerin üzerine de iyice düşünmek gerekir: “Ayetlerimizi yalanlayanların ve ahiret gününe inanmayanların arzularına uyma. Onlar, Rablerine eş tutuyorlar.[3]Ey İman edenler! Mü’minleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin. Bunu yaparak Allah’a, aleyhinize apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?[4]

 


[1] Hud Sûresi, 113

[2] Bakara Sûresi, 120

[3] En‘am Sûresi, 150

[4] Nisa Sûresi, 144