İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Kâfirlere Benzemenin Ölçüleri Kafirlere Benzemenin Ölçüsü Full view

Kafirlere Benzemenin Ölçüsü

Kâfirlere Benzemenin Ölçüleri

“Ey iman edenler! (Hz. Peygamber’e seslenirken Yahudiler gibi) “raina/ bizi kolla” demeyin! “Bizi gözetle/ unzurna” deyin ve dinleyin. (Yahudiler bu “raina” kelimesini dillerindeki bir kelime ile eşleştirip hem Hz. Peygamber’le hem de sizinle alay ederler) Böyle kâfirler için elem verici bir azap vardır.” (Bakara, 104)

Bu ayet-i kerime “Ey iman edenler! Kendinizi -ifade tarzlarınız, üsluplarınız ve kullandığınız kelimelerle- İslâm’a karşı tavır ve kötü maksatlar içinde olan kâfirlere benzetmeyin” manasını da ifade eder. Nitekim İbn-i Kesîr ayetten bunun ve kâfirlere diğer benzeme çeşitlerinin Mü’minlere yasaklandığı manasını çıkartmış ve  “Kim kendisini bir topluluğa benzetirse, o da onlardandır”[1] hadis-i şerifini de delil getirmiştir.[2] Bu âyet, Müslümanları İslâm’a dil bakımından da yabancılaştırmak isteyen art niyetli kimselere karşı direnilmesini emretmekte “küresellik” adı altında onlara benzemeyi ve özenilmesini de açık bir şekilde yasaklamaktadır.

Kafirlere Benzemenin Çeşitleri

Teşebbüh: Müslümanın kendisini kafirlere benzetmesi veya onlara benzemeye çalışması ya da bir şekilde onlara -bilerek/ bilmeyerek- benzemesidir. Ayet ve hadisler tam olarak araştırılınca açıkça görülür ki, bir Mü’minin kendini kâfirlere benzetmesi veya onlara benzemesi pek çok şekilde meydana gelmektedir:

Birincisi: Düşünce, zihniyet , inanç ve ibadet şekliyle kâfire benzemek.

İkincisi: Yemek, içmek, gezmek, eğlenmek ve benzeri hallerde kâfire teşebbüh.

Üçüncüsü: Örf, âdet, geleneklerde kâfirler gibi olmak.

Dördüncü Şekil: Bayramlar, merasimler ve benzeri hususlarda kâfire teşebbüh.

Beşincisi: Giyim kuşam gibi şeylerde küfür şiârı olan veya şiâr alameti sayılabilecek hususlarda kâfire benzemek.[3]

 


[1] – Ebu Davud (el-Libas) 4031; Taberani, el-Mu’cemu’l- Evsat 8327.

[2] – Tefsiru İbn-i Kesir (Riyad: Daru Tayyibe, 1420), c. 1, s. 373

[3] – Hüseyin Avni Kansızoğlu, Rıhle Dergisi, (İstanbul: 2011, sayı 11) s. 81.