İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Kıssadan Hisse – Nisan 2020 Çocuklarımızı İyi Yetiştirmedik Full view

Çocuklarımızı İyi Yetiştirmedik

Kıssadan Hisse – Nisan 2020

Gözlüklü Ahmed Hocaefendi anlatıyor:

Antalya şirketinin bir kolu ile hacca gideceğiz. Bileti burada bulamayınca Antalya firmasının Ankara’da bir bürosu var, oraya gittik. Bu gün olmadı, “Git, yarın gel.” diyorlar. Dönüyoruz bir daha gidiyoruz, bizi oyalıyorlar. İstanbul-Ankara arasında mekik dokuyoruz. Hacca gidecek olanlar da Efendi Hazretleri (kuddise Sirruhu), bu fakir, rahmetli Ubeydullah hoca Bursa’dan, bin bir çeşit Mehmet, komiser emeklisi İsmail efendi ve karşıdan da yaşlı Hacı Şükrü efendi gidip geliyoruz. Büronun asıl sahibi kibar bir adam aslında. Bizim arkadaşlar bu adama çok yüklendiler, bizi atlatıyorsun diye. Efendi Hazretlerimiz (kuddise Sirruhu),  bir şey demiyor; sakin bir şekilde dinliyor. Yine bilet için Ankara’ya gidiyoruz, büroya vardık, koltukta saçları uzun, heybetli iri yarı bir adam oturuyordu, arkasında dünya haritası vardı. Efendi Hazretlerimiz  (kuddise Sirruhu),  ile adam arasında şöyle bir konuşma cereyan etti:

– Amerika haritada nerede?

– Burada.

– Avrupa nerede?

– Şurada.

– Türkiye nerede?

– Şurada. Efendi Hazretleri (kuddise Sirruhu),   “-Allah Allah” deyip taaccüp ediyordu. O uzun saçlı adam ayak ayaküstüne atmış; ayaklarını sanki ağzımıza sokacakmış gibi uzatıyordu. Efendi Hazretlerimiz (kuddise Sirruhu),    sohbet etmeye başladı,

– “Çocuklarımızı iyi yetiştirmedik, başkaları yetiştirdi, çocuklarımızı elimizden aldılar. Çocuklarımızı biz yetiştirmezsek başkaları elimizden alır yetiştirir, anaya babaya asi olurlar gırtlağımıza yapışırlar.” dedi.  Adam öyle bir toparlandı, ayaklarını indirdi, öyle değişti ki nerdeyse diz üstü çökecek, meğer adamın oğlu Ortadoğu Üniversitesinde okuyormuş; solcuların içine karışmış. Sonra adam: “Hocaefendi ne güzel konuştun, benim oğlan solcuların içine karıştı, benden öyle şeyler istiyorlar ki evde hiç huzur kalmadı.” dedi. O adam gitti sonra yeniden geldi ve “Hocaefendi biletleriniz hazır, Perşembe günü sizi uçuracağım.” dedi. Efendi Hazretlerimiz (kuddise Sirruhu),   “İnşallah” dedi. O adam: “Yok hocaefendi, seni uçağa ben bindireceğim.” dedi. Efendi Hazretleri (kuddise Sirruhu),

“Sen zahmet etme sen biletlerimizi bize ver yeter.” dedi. Adam: “Yok hocam ben sizi uçağa kadar getireceğim, indireceğim, sizi uçağa bindirmeden kendimi iş yapmış kabul etmem.” dedi. Hakikaten Efendi Hazretleriniz (kuddise Sirruhu) ve bizi uçağa bindirdi. Efendi Hazretlerimizin (kuddise Sirruhu) o sakin hali adamı da yola getirdi. Efendi Hazretlerinin (kuddise Sirruhu) bu hallerinden hiç kendimize pay çıkarıp bir şeyler almıyoruz. Biz halen kendi bildiğimizi okuyoruz. Bir kızdık mı mangalda kül bırakmıyoruz. Allah hepimize Efendi Hazretlerimizin (kuddise Sirruhu) ahlakıyla ahlaklanmayı nasip etsin.