İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Allâh Resûlünün Ümmetine Aşıladığı Fetih Ruhu Allâh Resûlünün Ümmetine Aşıladığı Fetih Ruhu Full view

Allâh Resûlünün Ümmetine Aşıladığı Fetih Ruhu

Allâh Resûlünün Ümmetine Aşıladığı Fetih Ruhu

Kur’ân-ı Hakîm’in iktida edilmesi gereken bir üsve olarak takdim ettiği Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem), biz müminler için hayatımızın hemen her alanında örnek alınması gereken yegâne mercidir. Bu anlamda sahâbe de Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’i her yönüyle taklit etmiş ve onun talim buyurduğu esaslara göre yaşantılarını tanzim etmişlerdir. Öyle ki, müşrikler,  “Peygamber size helâya dahi nasıl girip çıkacağınızı öğretiyor” diyerek sahabe ile kendilerince alay ettiklerinde Selmân-ı Fârisî (radıyallahu anh): “Evet, Resulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)  bize helada kıbleye yönelmeyi, sağ elimizle istinca etmeyi yasakladı” diyerek cevap vermiştir.[1]

Bu gibi rivayetlerden anladığımız üzere sahabe, Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’den öğrendiği her şeyi hayatlarında titizlikle tatbik etmiştir. Bir kısım rivayetlerde de gördüğümüz gibi, suyu bile nasıl içmemiz gerektiğine varıncaya kadar hayatımızın bütün alanlarına nüfuz eden nebevî tavsiyeler ümmet-i Muhammed’in yegâne merciden ruh almasını sağlamıştır. Bu anlamda müminler için sünnet-i seniyye, baş kitapları olan Kur’an’ın müşahhas beyanı, canlı tatbiki demektir. Ve ümmetin bugüne dek aynı ruh ile ayakta kalmasını sağlayan memba Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem)’in sözleri, fiilleri ve takrirlerini kapsayan sünnet-i nebeviyyedir.

Küfür Toplulukları Dağılacak

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)  özelde ashabına genelde ise bütün ümmetine, şartlar ne kadar zor olursa olsun daima ümitvar olmayı, sadece Allah (azze ve celle)’ye tevekkül etmeyi, sabrı, azmi, cehdi ve gayreti öğretmiştir. Bu hususta yaptığı telkinler kıyamete dek yaşayan ve gönlünde iman nuru taşıyan herkes için ilham kaynağı olmuş ve olmaya devam edecektir.

Gün, Bedir günüdür. İman edenlerin daima aşağılandığı, türlü eziyetlere maruz bırakıldığı bir dönemin ardından imanın küfürle hesaplaşmak için meydan yerine çıktığı ilk gün. Aleyhissalatü vesselam Efendimiz 300 küsür kişilik mübarek ordusuyla çıkar Mekke müşriklerinin karşısına. Allah (azze ve celle)nin yardımı olmadan galibiyetin mümkün olmadığını çok iyi bilen müminler öncelikle ellerini açarlar Rablerine ve dua ederler.


[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 39/112, No: 23708; Müslim, “Kitâbu’t-Tahâre”, No: 262; Ebû Avâne, Müsned, No: 581; Bezzâr, Müsned, No: 2502; İbn Huzeyme, Sahih, No: 74; İbn Mâce, “Kitâbu’t-Tahâre”, No: 316; Ebu Dâvud, “Kitâbu’t-Tahâre”, No: 7; İbn Huzeyme, Sahih, No: 74

Related Articles