İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Başlarken – Mayıs 2020 İstanbul’un Fethi ve Osmanlı’nın Fetih Anlayışı Full view

İstanbul’un Fethi ve Osmanlı’nın Fetih Anlayışı

Başlarken – Mayıs 2020

İstanbul’un Fethi ve Osmanlı’nın Fetih Anlayışı

Ecdadımızın fetih anlayışı dillere destan olmuş, hidayetle buluşturmak için girdiği topraklarda sergilediği adalet tarihe altın harflerle kazınmış ve düşmanları tarafından dahi hüsn-i şehadet ile karşılanmıştır. Osmanlı denildiğinde akla Müslüman gelmiş, bu vesileyle insanlar Müslümanlığı “Osmanlı” sıfatıyla ifade etmişlerdir.

Ecdadımız Osmanlı daima sünnet ve edep yolunu benimsemiş, gayretlerini bu yoldan sapmadan, istikamet üzere hareket uğrunda sarf etmişlerdir. Onların inanç ve gönül açısından Ehl-i Sünnet itikat ve anlayışı ile sıkı bağından olmalı ki, bugün Ehl-i Sünnet düşmanı bazı kimseler Osmanlı’yı ve bilhassa o muazzez devletin fetih anlayışını hedef almaktadırlar.

Nitekim tasavvufla meczolmuş Ehl-i Sünnet’i yıkmak isteyen Batılılar, bölüp parçalamak istedikleri coğrafyaları evvelâ modern dinî anlayışlarla hedef almış ve yıkım plânlarını, Müslümanlar arasında bulunan fakat itikadî ve fikrî açıdan kırılmaları bulunan birtakım zevat ve grupları destekleyip isyana teşvik etmek suretiyle tatbik etmişlerdir. Arap Yarımadasındaki Vehhâbîlik, Mısır’da ve Hindistan’da yuvalanan modern akımlar, söz konusu plân doğrultusunda büyük yıkımlara sebebiyet vermişlerdir.

Son dönemde ülkemizde de bu anlamda ciddi sapmalar gözlenmektedir. Ehl-i Sünnet’i her fırsatta hedef alan şahıslar, Osmanlı’ya da büyük bir düşmanlık beslemektedir. Nitekim tarihselciliğiyle temayüz etmiş bir profesörün, ecdadın cihadını Haricî zihniyete sahip IŞİD ile bir tutmak suretiyle sarf ettiği birtakım sözler boşa değil, bir plâna yönelik hedef göstermenin ifadesidir. Bu hezeyanları şöyle dile getirmiştir: “Fıkıh ve tefsir uleması ayetler ve hadisleri bütün bir Ortaçağ boyunca büyük devletler ve imparatorlukların koruyucu şemsiyesi altında ve galip psikolojisiyle yorumlayarak doktrin ürettiğinden, sözgelimi Viyana’ya sefere çıkmak pejoratif anlamda “savaş” değil, fetih diye kavramlaşmış ve hatta kutsallık kazanmıştır.”

Müslümanları yıllar yılı kandırıp temiz duygularını sömüren bir saptırıcının, “Osmanlı’dan geriye kanlı bir mazi ve bizi utandıran şeyler kaldı” şeklinde Osmanlı’yı hedef alan sözleri de, alelâde sarf edilmiş sözler değil, açıktan bir düşmanlığın eseridir!

İsmailağa

Related Articles