İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Fetih Hadîsinin Tahrîci ve İzâhı FETİH HADİSİNİN TAHRİCİ VE İZAHI Full view

FETİH HADİSİNİN TAHRİCİ VE İZAHI

Fetih Hadîsinin Tahrîci ve İzâhı

Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem, kendisinden sonra yaşayacak olan ashâbına ve kıyamete kadar gelecek olan bütün ümmetine zaman zaman bir takım idealler bütünü vasiyet etmiştir. Bu öğretiler çerçevesinde Efendimiz, ümmetine öncelikle ideal mü’min bir kul olmayı öğretmiş, sonrasında ise insanları, kullara kulluk yapmaktan kurtarmalarını ashâbına ideal bir hedef olarak göstermiştir. İşte bu oluşumun adı “İslâmî Fetih Harekâtları” olarak tarih sahasına yerleşmiştir. Diğer fetihlerin aksine Müslümanlar, fethettikleri şehirleri yağmalamamışlar, Müslüman olmayanların haklarını yok saymamışlar, din ayrımı yapmaksızın insanlara adil davranmışlar, kişilerin istekleri doğrultusunda inançlarını yaşamalarına engel olmamışlar ve ibadethanelerini yıkmamışlardır. Müslümanlar, gittikleri yerlere ilim, bilim, kültür, medeniyet, adalet, eşitlik, özgürlük gibi hayatı daha yaşanır bir hale getiren birçok kavramı da götürmüş, ekonomik sınıfları ve soy üstünlüğünü yerle bir eden bir anlayış, medeniyet inşa etmişlerdir. Bunun neticesinde İslam çok kısa bir sürede dünyanın farklı bölgelerine yayılmış ve ciddi bir nüfusla günümüze ulaşmayı başarmıştır.

Efendimizin bir hedef olarak önümüze sunduğu ideallerden biri de elbette o günün bir süper gücü olarak karşımıza çıkan Konstantiniyye olacaktı ki öyle de oldu. İstanbul 1453 tarihine kadar Müslümanlar tarafından tam 11 kez kuşatılmış ve bu uğurda nice canlar feda edilmiştir. Tekrar tekrar usanmadan denemenin altında yatan gaye elbette Peygamber Efendimizin “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” müjdesine erişebilme şerefidir.

Son zamanlarda bazı çevrelerce İstanbul’un fethinde önemli bir rol oynayan bu hadis-i şerife yönelik bir takım eleştiriler getirildiği ve sıhhati hususunda olumsuz bir tavır takınıldığı görülmektedir. Bu nedenle bu konuya dair açıklayıcı kısa ve öz bir izahat sunmayı uygun gördük.