İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Zina ve Cinsel Günahların Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri Zinanın Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri Full view

Zinanın Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri

Zina ve Cinsel Günahların Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri

“Dini yaşantısını ve ahlakını beğendiğiniz bir kimse size (dünür olarak) gelirse kızınızı onunla evlendirin. Şayet böyle yapmazsanız, yeryüzünde fitne çıkar ve büyük bir fesat olur.”[1]

Zina, iki insanın cinsel güdülerle veya para karşılığı beraber olmalarıyla sınırlı kalan bir melanet midir? Ya da İslam dininin haram kıldığı, günah saydığı çirkin bir iş olmaktan öteye geçemeyen, fertlerin ve toplumların hayatında herhangi bir etkisi olmayan bir şey midir? Bugün yeryüzünde insanlığın başına bela olan pek çok “cinsel suç” oranının korkunç boyutlara ulaşması sadece dini bir sorun mudur?

Semavî din(ler)in ve bütün insanlığın her devirde büyük günah ve suç olarak gördüğü zinayı İslâm dini de haram kılarak büyük günahlardan saymış ve bu gibi suçları işleyenlere dünyada da bazı cezaî yaptırımlar uygulamıştır. Zina ve diğer cinsel günahlara/ suçlara sadece hukuki ceza uygulamakla kalmayan İslam dini aynı zamanda bunları önlemek için de her türlü tedbiri almıştır. İnsan fıtratını/ yaratılışını perişan eden zina vb. cinsel günahları çok iğrenç ve âdî bir suç sayan İslam dini böylece hem fertleri maddi- manevi olarak korumayı hem de sağlıklı fertlerden meydana gelen sağlıklı bir toplum inşa etmeyi hedeflemiştir.

İslam’ da zina kavramının en geniş anlamıyla cinsel haramları ifade ettiği de olur ve bu, bir hadis-i şerifte geçen “gözün ve dilin zinası” tabirlerinden kaynaklanır.[2] Söz konusu hadis-i şerifte göz ve dille işlenen cinsel günahlar anlatılırken “zina” kelimesi mecazi anlamda kullanmıştır. Harama bakmak ve genel ahlâk kurallarına uymayan cinsel içerikli sözler söylemekle başlayan sürecin zinaya götürme ihtimalinin yüksekliğinden dolayı böyle bir ifade kullanılmış da olabilir.


[1] – İbn Mâce, Nikaḥ, hadis 1967; Tirmizi, Nikah, hadis 1084.

[2] –  Buhârî, İstiʾzân, hadis 6243 ve Kader, hadis 6612; Müslim, Kader,  hadis 20 – (2657)