İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.

DERVİŞLERİ SEVMEK

  1. cilt 74. Mektup, Mirza Bedi’uzzamân’a gönderilmiştir.

Dervişlere olan muhabbet ve teveccühünüzü içeren hoş bir üslup ile ka­leme aldığınız değerli notunuz ulaştı. Noksan sıfatlardan münezzeh olan Al­lah Teâlâ’ya hamdolsun. Dervişlere duyulan muhabbet yegâne mutluluk ser­mayesidir. Zira onlar noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah Teâlâ’nın dost­larıdırlar. “Onlar öyle bir topluluktur ki onlarla beraber olan şaki ol­maz”[1]

Peygamber Efendimiz (Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem) muhacirlerin fukarası hürmetine Mevla Teâlâ’dan istekte bulunurdu.[2] Peygamber Efendimiz (Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem) onlar hakkında şöyle buyurmuştur: Saçı-başı karışmış ve kapılardan kovulmuş nice şahıslar vardır ki, Allah’a ye­min etseler derhal talepleri kabul edilir.”[3]

Şerefli mektubunuzda “iki dünyanın hâkimi” şeklinde bir ifadeye yer ve­rilmiş. Bu ifade sadece şanı yüce, varlığı gerekli olan Allah Teâlâ’nın zatı için kullanılabilir.

Hiçbir şeye gücü yetmeyen aciz bir kulun şanı yüce olan Allah’a herhangi bir yönden ortak olmayı arzulaması ve bahusus hakiki ve mecazi anlamda ha­kimiyet ve mülkiyetin din gününün sahibine mahsus olduğu uhrevi hayatta müstakil olmaya çalışması nasıl mümkün olabilir ki?

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Hak Teâlâ hazretleri o günde “Bugün hükümdarlık kimindir?”[4] diyerek nida eder ve kendisi şu şekilde cevap verir: “Tek ve kahhar olan Allah’ındır”[5] 

O günde kullar için korku, dehşet, pişmanlık ve hüzünden başka bir şey yoktur.

Noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah Teâlâ Hazretleri Kur’an-ı Mecîd’inde o günün şiddetinden ve mahlukatın karşılaşacağı son derece sı­kıntılardan şöyle haber vermektedir: “Kıyametin sarsıntısı çok büyük bir şeydir! Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuktan geçer ve her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah’ın azabı çok dehşetlidir!”[6]

[1] Müslim, Sahih, Kitabu’z-Zikir ve’d-Dua no: 2689

[2] Beğavî, Şerhu’s-Sünne, no: 4062; Taberânî, el-Kebîr, no:857

[3] Müslim, Sahih, no: 2622

[4] Mu’min Sûresi, 16

[5] Mu’min Sûresi, 16

[6] Hac Sûresi, 1-2

Hüsamettin Vanlıoğlu