İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.

Kişinin Ölümü Kendi Kıyametidir

Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem)’in “Kim ölürse kıyameti kopmuş demektir”[1] şeklindeki ifadelerine binaen kişinin ölümü küçük kıyamet olarak isimlendirilmiştir. Nitekim Tekvir suresi 1-14. ayet-i kerimelerde zikri geçen kıyamet alametleri ulema tarafından ölüm anıyla ilişkilendirilmiştir.

Sahip olduğu ruh sebebiyle canlılar arasında güneş mesabesinde olan insanın ölümü “Güneşin dürülmesi”ne benzetilirken, “Yıldızların dökülmesi” insanın kuvvetinin düşmesi olarak anlaşılmıştır. “Yeyüzünün çivisi” olan “Dağların yürütülmesi” ve görevlerinin sonlandırılması, ölüm anında uzuvların iflas edip işlevini yitirmesiyle ilişkilendirilmiştir. “Kıymetli malların terkedilmesi” ölüm anında bedenin terkedilmesine benzetilirken, “Vahşi hayvanların toplanması” hadisesi de kişinin yanlış fiillerinin ortaya çıkması olarak anlaşılmıştır. “Denizlerden (volkan halinde) ateşler çıkarak” suların çekilmesi,[2] dünya hayatına dair sonsuz hedefleri olan insanın ölüm anında tüm emellerinin tükenmesine benzetilmiştir.[3] İslam uleması aslında büyük kıyameti anlatan bu ayet-i kerimelerde tüm insanların kesin olarak tadacağı ölüm halleri hakkında ibret olacak manalar çıkarmanın mümkün olduğunu ifade etmişlerdir. Nitekim bu ibretlik manalar dünya nimetlerine kendini kaptırmış, tüm vaktini onun geçici şehvet ve lezzetlerine harcayan ve ölümü hatırına getirmeyen kimselerin bu halden çıkış bileti anlamını taşımaktadır. Rabbine inanan gerçek iman sahibi kimse ise Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in vasiyetine uyarak “lezzetteri kaçıran ölümü çokça hatırlar”[4] ve bu sayede dünya lezzetlerine olan meyli azalır, dolayısıyla Allahü Teâlâ’ya yönelmiş olur.

Yine bu hususta Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: İbni Ömer (ra) anlatıyor;

Ben Allah Resulü ile birlikte oturduğum sırada ensardan bir zat Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)’in yanına gelerek selam verdikten sonra “Ey Allah’ın Resulü! Mü’minlerin hangisi daha faziletlidir?” diye sordu. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

-“Ahlak bakımından en güzel olanıdır” buyurdu. Bunun üzerine o zat:

-“Mü’minlerin hangisi daha akıllıdır?” dedi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem):

-“Ölümü en çok hatırlayan ve ölümden sonrası için en güzel hazırlananıdır. İşte onlar akıllı insanlardır” buyurdu.[5]

[1]  Deylemî, Müsnedü’l-Firdevs, 1121.

[2] Buhari, “Tefsir”, 81.

[3] Ebu Muhammed en-Nisaburi, Ğaraibu’l-Kur’an ve Reğaibu’l-Furkan, XXX, 35.

[4] Tirmizi, 2/266.

[5] İbni Mace, 2/1432.

Recep ERYİĞİT