İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
  • Ana Sayfa  /
  • 2020   /
  • Kur’an’ Da Kıyamet Alametleri Yok Mudur?

Kur’an’ Da Kıyamet Alametleri Yok Mudur?

 Ansızın Gelecek Kıyametin Alametleri mi Olurmuş?

     “Onlar (inkârcılar ve münafıklar) kıyametin kendilerine ansızın gelmesinden başka bir şey beklemiyorlar! İşte muhakkak onun alametleri gelmiştir. Kıyamet kendilerine gelip çatınca ibret almaları neye yarar ki?” (Muhammed,18)

    “Kıyamet alametleri” konusunun merkezi noktasında bu konu hakkında muteber bilgi ve güvenilir kaynaklar nelerdir? Meselesi vardır ki, sadece Kur’an-ı Kerim’ i İslam’ın bilgi kaynağı olarak kabul edenler Kur’an’ da ismi geçmeyen Hz. Mehdi ve Deccal gibi birtakım alametleri ve aynı zamanda Hz. İsa aleyhisselam’ın yeryüzüne tekrar inişini de inkâr ederler. “Ansızın gelecek olan kıyametin alameti mi olurmuş?” derler. Peki, bu tutarlı bir görüş müdür? Kur’an’daki kıyametle ilgili ayetlerin bütün olarak ifade ettiği manalara ne kadar uygundur? Kur’an-ı Kerim’ de kıyamet hakkındaki ayetlerin hepsini bir araya getirelim ve şöyle bir sıralama yapalım: Başka birisi aynı ayetleri başka bir sıralama yapabilir, burada önemli olan kıyamet hakkındaki bütün ayetlerin bir araya getirilmesidir. Zira mevzubahis olan “kıyamet” bir tanedir ve dünyanın sonu olacak zaman dilimidir, bunda herkes söz birliği etmiştir.

1 – Kıyamet kesin bir gerçektir: Göğü, kitap dürer gibi dürdüğümüz zaman, yaratmaya ilk başladığımız gibi, katımızdan verilmiş bir söz olarak onu tekrar var edeceğiz. Doğrusu biz bunları yaparız. (Enbiya Sûresi, 104); (Ey Peygamber!) De ki: “Allah sizi diriltir. Sonra sizi o öldürür, sonra da geleceğinde şüphe olmayan kıyamet gününde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmezler.” (Câsiye Sûresi, 26).

2 – Kıyametin yaklaştığını, yakın olduğunu bildiren ayetler: Allah Teâla, elçisi Hz. Musa (aleyhi-s selam)’a kıyamet hakkında şöyle bilgi veriyor: “Herkes yaptığı- ettiğinin karşılığını görmesi için kıyamet mutlaka gelecektir, neredeyse onu gizleyeceğim (de hiç haber vermeyeceğim).” (Taha, 15). Aynı kıyametin haberini Hz. Muhammed’ e (sallallahu aleyhi ve sellem) bildirirken şöyle buyuruyor: “(Kıyamet) Saat(i) yaklaştı, kamer (ay ikiye) bölündü.” (Kamer, 1). “Helak et(meye hükmet)tiğimiz bir memleket için artık (kurtuluş) imkânsızdır. Hiç şüphesiz onlar, (hayata) bir daha geri dönmeyeceklerdir. Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün önü açıldığı (setleri yıkıldığı) zaman, onlar her tepeden (saldırıya geçip) akın edeceklerdir. Ve hak olan vaad (kıyamet) yaklaştığı vakit, işte o zaman, kâfir olanların gözleri hemen dikilecek: “Vah bizlere! Biz bundan gaflet ettik, doğrusu kendimize zulmetmiş olduk.” diyecekler.” (Enbiya, 95- 97); “Bu kitabı ve ölçüyü hakla indiren Allah’tır. Ne bilirsin, belki de kıyamet saati yakındır!” (Şura, 17). “İnsanların hesap (verme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde (haktan) yüz çeviriyorlar.” (Enbiya,1); “İnsanlar sana kıyamet saatini soruyorlar. De ki: “Onun ilmi ancak Allah’ın nezdindedir. Ne bilirsin, belki de kıyamet yakında kopar.” (Ahzab, 63)

Fahrettin TEMUR