İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.

Mevla Daima Dostlarının Kalbine Bakar

Bir Pazar sohbetinde efendi hazretlerimiz tesettür ve haremlik selamlık meselelerini en ince ayrıntılarına kadar anlattıktan sonra buyurdular ki; “bir düğünde bu konuları cemaate anlatıyorken gerilerden kürsüye doğru bir kağıt göndermişler. Kağıtta hala yirminci asırda böyle şeylerle uğraşıyorsunuz. Bırakın bunları fenden teknikten kalkınmadan bahsedin diye yazıyormuş. Kardeşlerim o kağıdı okumuşlar ve bana haber verdiler.”

Efendi hazretlerimiz bu olayın tahlilini şöyle yaptılar. Kişinin kalbinde küfür sevgisi ne kadar ise İslam ona o kadar zor ve yabancı gelir buyurdular.

Müslüman ülkede yaşadığı halde Müslüman adı taşıdığı halde ehli şirki ve ehli nifakı sevenleri yerden yere vurdular. Allah celle celalühünün sayısız nimetlerinden istifade ettikleri halde şeriatını kabul etmeyenlere yazıklar olsun buyurdular.

Geçmiş zamanda efendi hazretlerimizin kavacık’ta bir düğün sohbetine geleceği haberini aldık. Bizde kadim ihvanlarımızı yanımıza alarak öğle namazına kavacık merkez camiine gittik. Namazdan sonrada düğünün olacağı mekâna geçtik. Geniş ağaçlıkların olduğu bahçeli bir yerdi. Düğün yerine vardığımızda gençlerin kendi araların da çalıp oynadıklarını gördük. Bizleri görünce çalgıyı ve oyunu bıraktılar. Cemaatte bizden sonra gelmeye başladı. Bir müddet sonrada efendi hazretlerimiz teşrif ettiler. Ortalık bayram havasına döndü. Efendi hazretlerimiz düğün sohbetine başlamadan ihvanlarımızdan biri efendi hazretlerimize giderek; efendi hazretleri bunlar hem sizi sohbete çağırıyorlar hem de çalgı çalıyorlar oyun oynuyorlar dedi.

Efendi hazretlerimiz olanları duyunca üzüldü ve sohbete başlayınca da evlatlarımızı ve dinimizi korumamızı evlatlarımızın düğünlerini İslam’a uygun yapmamızı tavsiye ettikten sonra buyurdular ki; din ve evlat sahibiyiz ama ne dinimize nede evlatlarımıza sahip değiliz.

Seneler önce İsmail ağa camii şerifinde ikindi namazından sonra iyi kullarım arasına girin cennetime girin mealindeki ayeti celileler aşrı şerif olarak okundu. Efendi hazretlerimiz aşrı şeriften sonra kürsüye çıktılar ve bu okunan ayeti celileri açıklamaya başladılar. Sonrada tasavvufun tarikatın lüzum ve ehemmiyeti üzerinde durdular.

Risaleyi kutsiye’den velev bir kâmil bulsan cihanda, hemen var teslim ol kalma yabanda beyitleri ile de şeriatta ve tasavvufta başarılı olmak içinde mutlaka bir Allah dostunun gönlüne girmek gerektiğini izah ettikten sonra; evliyanın kalbi Mevla’nın yoludur. O kalbe giren Mevla’nın yoluna girmiş olur. Bir de Mevla daima dostlarının kalbine bakar. Eğer seni o dostunun kalbinde görürse dostunu sevdiği gibi dostunun kalbindekini de sever buyurarak bir şeyhe mürit olmanın ehemmiyetini anlattılar. Dinleyenler bu anlatılanlardan çok tesirlendiler.

Rabbim dostlarının gönlünde yer edinebilmeyi, o gönlün sürur kaynağı olabilmeyi ve o gönlü asla incitmemeyi cümlemize nasip eylesin. Âmin.

Osman ASLAN