İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
Nefsin Terbiyesi Kur’ân-ı Kerîm’in Emridir nefsin_terbiyesi Full view

Nefsin Terbiyesi Kur’ân-ı Kerîm’in Emridir

İnsan, kendisini var eden ruhtan, geçici dünya hayatının idamesini sağlayan bedenden ve imtihan sırrına bağlı olarak daima kötülük ve fenalığı telkin eden nefisten mürekkep bir varlıktır. Nefsin bahsettiğimiz hakikat ve mahiyetine pek çok ayet-i kerime ve hadis-i şerifte dikkat çekilmiş, terbiyesine yönelik usul ve yöntemler insanlık tarihinin başından itibaren tatbik edilegelmiştir. Nitekim Hazreti Âdem’in çocukları arasında cereyan eden malûm hâdise de habis düşüncelerin ilk insanın çocukları devrinden itibaren var olduğunu, dolayısıyla o kötü hasletleri telkin eden nefsi terbiyeye ilişkin tasfiye ve tezkiye ihtiyacının o günden bugüne lâzım bir husus olduğunu göstermektedir.

Nasslarda, geçmiş ümmetler arasındaki âbidlere atıf yapılmakta, muayyen şahıslar üzerinden detaylı nasihatlerde bulunulmaktadır. Hâl böyle olunca, insanlığın nefsin kontrolü ile ilgili birikimi ciddi bir alanın kurulmasına vesile olmuş ve tarih boyunca filozoflar da bu konu hakkında görüşler serdedip teoriler geliştirmişlerdir. İmam el-Ğazâlî Hazretleri filozofların bu noktadaki tespitlerini, kendi devirlerindeki ya da evvelki peygamberlerin hak olan tebliğlerinin kalıntısı yahut da o usul ve esaslardan aşırma birtakım hikmetler olduğu tespitinde bulunmuştur.

İslâm âlimleri, konunun ehemmiyetine binaen nefsin mahiyetini, mertebelerini ve terbiyesini gerek tasavvuf sahasında gerekse ahlâk sahasında müstakillen ele almış ve sistemli bir şekilde incelemişlerdir.

Ehl-i tasavvufun, nefis terbiyesi konusunda nefsin mertebeleri üzerinde temellenen metodunun aleyhinde konuşanlara her şeyden evvel Kur’ân-ı Kerîm’de nefsi kontrol altına alıp terbiye etmenin önemine yönelik yer alan vurguları hatırlatmak icap eder. Nefsin terbiyesine, birtakım kötü hasletlerin tedavisi ve iyiye tebdilinin lüzumuna delâlet eden pek çok ayet-i kerime ve hadis-i şerif mevzu bahistir.

«Ancak ben sizi (sapıklığa) çağırmıştım, siz de hemen bana çokça icabet etmiştiniz. Artık (size yalancı çıktığım için) beni tenkit etmeyin, (benden hiçbir delil talep etmeksizin davetime seve seve koştuğunuz için) nefislerinizi kınayın!»   ayet-i kerimesiyle, şeytanla işbirliği yapma özelliğine de dikkat çekilen nefsin terbiyesinden bahsedilmektedir.

Kur’ân-ı Kerim, nefsini terbiye eden kimselerin kurtuluşa ereceğini şöyle beyan buyurmuştur: «(İşte bunca önemli şeye yemin olsun ki; nefsini ıslah edip bütün günahlardan uzak tutarak) onu arındırmış olan kişi gerçekten felâha ermiştir!»

Hamza Yılmaz