İsmailağa Dergisi Resmî Web Sitesidir
Topbar widget area empty.
  • Ana Sayfa  /
  • 2020   /
  • Nüzûl-i Îsâ (Aleyhisselam) Meselesi ve İnkârının Hükmü

Nüzûl-i Îsâ (Aleyhisselam) Meselesi ve İnkârının Hükmü

Nüzûl-i Îsâ (Aleyhisselam) Meselesi ve İnkârının Hükmü

İsa (aleyhisselam)’ın kıyamet alâmetlerinden birinin tahakkuku olarak[1] yeryüzüne ineceği birçok Kur’an âyetinin beyânı ve hadis-i şeriflerin sarih ifadeleriyle sabit bir hakikattir. Kendilerini diğer müsellem konulardaki şazlıklarıyla da bildiğimiz sayılı birkaç isim[2]den başka hiçbir âlim bunun aksini savunmamıştır. Zira konu hakkındaki âyetlerin ifadeleri ve rivâyetlerin tevâtür seviyesindeki kesinliği hakkı teslim etme niyetinde olan herkesin kabulleneceği netliktedir. Buna binaen İslam uleması, kıyamete yakın Hz. İsâ’nın Şeriat-ı Muhammediyye’ye  tabi bir peygamber olarak yeryüzüne ineceği üzere icma etmiştir.[3]

Zihin dünyası farklı ideolojilerin zerk ettiği fikirlerle bir hayli bulanmış olanların bu mesele etrafındaki ithal fikirleri, âyet ve hadislerin ortaya koyduğu hakikati perdeleyemez. Nitekim, Allah (azze ve celle) Kur’an’ın bu hadiseyi haber vermesini tepkiyle karşılayan Kureyş’in[4] durumunu “Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar” [5]ayet-i celîlesiyle anlatmaktadır. Onların bu şekildeki bağrışmaları nasıl ki bu hakikatin asırlar sonrasına intikaline engel olamadıysa günümüzdeki aykırı seslerin de vahyin ortaya koyduğu bu gerçeği örtmesi mümkün olmayacaktır.

[1] Ahmed b. Hanbel, Müsned, 26/63, No: 16141; Müslim, “Kitâbu’l-Fiten ve Eşrâti’s-Sa’a”, No: 2901;Nesâî, es-Sünenu’l-Kübrâ, 6/456, No: 11418; Tahâvî, Şerhu Müşkili’l-Âsâr, 2/418, No:959;  Hakim, el-Müstedrek, “Kitâbu’l-Fiten ve’l-Melâhim”, No: 8317; Taberânî, el-Mu’cemu’l-Kebîr, No: 3028; Müsnedu’ş-Şâmiyyîn, No: 864; Humeydî, Müsned, 2/364, No: 827; Tayâlisî, Müsned, 2/394, No: 1163; Heysemî, Mecma’u’z-Zevâid, 7/635, No: 12458

[2] Mu’tezile’den Ebû Ali el-Cübbâî, Ahmed Emîn, Abdülkerim el-Hatîb, Ebû Reyye, Muhammed İzzet Derveze, Muhammed Abduh, Reşid Rıza, Mahmud Şeltut, Muhammed Ebu Zehra, Muhammed Esed, Fazlurrahman, Hasan Hanefî,  gibileri Nüzûl-i İsâ’yı inkâr edenlerdendir.

[3] es-Seffârîni, Muhammed İbnu Ahmed, el-Buhûru’z-Zâhira fî Ulûmi’l-Âhira, Thk: Muhammed İbrahim Şelebî Şûmân, Ğerâs, Kuveyt, 2007, Baskı: I, s. 512

[4] el-Mâverdî, Ebu’l-Hüseyn Ali İbnü Muhammed, en-Nüketu ve’l-Uyûn Tefsîru’l-Mâverdî, Daru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut, Lübnan, 5/233;  İzz İbnü Abdisselam, Tefsîru’l-Kur’ân, Thk: Abdullah b. İbrâhim el-Vehbî,  Daru İbn Hazm, Beyrut, 1416, Baskı: I, 3/159

[5] Zuhruf, 57

Ömer Faruk KORKMAZ